Okullar Açıldı

Lise

Bugün ilk ve ortaöğretim öğrencileri okula başladı. Her yer öğrenci doldu taştı. Aslında taştı derken abartmıyorum çünkü sokaklar, “okullara sığmayan” öğrencilerden geçilmiyor. İlk gün diyerek okulu asanlar, “sigara molası” verenler, “bugün okulda bişey yok yea” deyip çantasını sırtına takıp sokağa dökülenler…

Manzarayı görüp, bazılarının konuşmalarına kulak misafiri olduktan sonra, geleceğimizden ciddi anlamda şüphe etmeye başladım. Gençlik bu kadar “odun” olamaz, olmamalı. Aynı sığ muhabbetler, noktalama işaretleri yerine kullanılan küfürler, elde sigara, kravat yarıya kadar açılmış… Geleceğimiz “o” gençlere emanetse yandık ki ne yandık…

15 sene öncesini hatırlıyorum…

Anadolu lisesinde okuyordum. Okuldan eve 4 arkadaş beraber dönerdik ve o cuma günü de haftanın son ders gününü atlatmış olmanın verdiği rahatlıkla eve dönüyorduk. Babam gördü bizi. Ehe ühe ehuehe diye diye yanına gidip, “baba na’ber ya?” dedim. Babamın cevabı “kafanı kırmadan önce kravatını düzelt” oldu. Ben şokun etkisinden kurtulmaya çalışırken “seni bir daha üniforman dağılmış bir şekilde sokakta görürsem bacaklarını kırarım. Eve git, üstünü değiş, sonra ne halt edersen et!” demişti.

O an, arkadaşlarıma madara olmuş olmak hiç umurumda değildi. Çünkü babam haklıydı. Okul üniforması da tıpkı asker üniforması gibiydi. Taşıyan kişinin karakterini “şak” diye ortaya koyardı. Yakası paçası dağılmış bir kıyafetle ortada dolaştığınızda sizi görenler “aa serseriye bak” derlerdi. En kötüsü de küçük şehirde büyüyenler bilir, eskiden herkes birbirini tanırdı! Yani sokakta, babanıza denk gelmeseniz de mutlaka sizi ya da ailenizi tanıyan biriyle karşılaşırdınız…

Şimdiki gençlere bakıyorum…

Yolda yürürken yakayı paçayı düzgün tutmayı geçtim ortaokul seviyesindeki çocuklar ağzında sigarayla sokakta dolaşmaktan çekinmiyorlar. 2-3 cümlede bir yapıştırıyorlar küfürleri. Kendi aralarında konuşurken bir insanla değil sanki hayvanla konuşuyor gibiler.

Yazık, gerçekten yazık…

Gençler, madem okuma hevesinizi yitirdiniz, bir an önce hayata atılmak ve “büyükmüş gibi” yaşamak istiyorsunuz, yakanızı paçanızı düzeltmeyin tamam da bari her gün, “Ey büyük Atatürk, açtığın yolda gösterdiğin hedefe durmadan yürüyeceğime and içerim” diye yalandan yere yemin etmeyin…

Dipnot: Yazıya eklemeye fotoğraf ararken, Google’da “lisesli öğrenciler” diye arama yapacakken yanlışlıkla “liseli” diye arattırmışım. Siz siz olun, bu hataya düşmeyin…

Onur Gözüpek

bilişim doktoru, sanal alem gezgini, sosyal medya takipçisi, boş beleş işler müdürü, teknoloji tutkunu bi acayip dünya insanı

1 Yorum

  1. Anıl Alan   •  

    ne yazıkki hiç birşey sizin zamanınızdaki gibi değil.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir