Merhaba 2015: Yeni Bir Başlangıç Yazısı

Mutlu Yıllar

Merhaba 2015.

Genelde, fırsat bulabilirsem her yıl sonu, o yıla ait değerlendirmelerimi, yeni yıl için planlarımı paylaştığım bir yazı yazardım. (2013, 2011, 2010) Ancak 2014 yılı benim için oldukça yoğun ve stresli geçti. 2013 yılı sonunda doğru düzgün yazı yazmaya fırsat bile bulamadığım için açıkçası 2014 yılı sonunda da ne yazacağıma karar veremedim.

2015 farklı olacak

Bunu iddia etmiyorum aksine inanarak söylüyorum. Çünkü 2014 benim için yeni başlangıçlar yaptığım bir yıl oldu. En başta baba olmak sorumlukluklarımı katlayarak arttırdı. Ardından yıl sonuna doğru ani görünen ama aslına üzerinde uzunca düşünülmüş bir karar ile yıllardır beraber çalıştığım arkadaşımın kurduğu şirkete kıyısından ortak oldum. Artık kendi işimize odaklanabiliriz.

2015’i farklı kılmak için atmak istediğim adımların başında blogumda değişiklik yapmak vardı ve başardım. Şu an yeni görünüme sahip bir kişisel siteyi ziyaret ediyorsunuz. E tabi ki, -mecburen- eskinin izlerini de taşıyor. (Daha ufak görseller, sayfanın kenarında sığıntı gibi kalmış fotoğraflar için şimdiden özür diliyorum. Zira, eskiyi düzeltmeye harcayacağım zamanı, yeni yazılar için kullanmaya karar verdim.)

Sitenin görünümünü yenilemek sadece görsel açıdan değil, yeni paylaşımların da nasıl görüneceğine örnek teşkil etmesi açısından önemli. Artık daha büyük görseller, daha büyük puntoyla yazılmış daha az metin ön planda. Çünkü çoğu insanın bir blog yazısını okumak için vakti yok. Sosyal medya, özellikle de herşeyi 140 karaktere sığdırmaya zorlayan Twitter sayesinde, bir blog yazısı için 5 dakika ayırmak kimsenin işine gelmiyor. Kimsenin zamanı yok, herkesin vakti kıymetli.

Fakat blog yazılarını sosyal medya paylaşımlarından ayıran en önemli özellik olan fayda sağlama olgusunu da bir kenara itmemek gerekiyor. Blog yazıları, -genelde- okuyana bir şeyler katması amacıyla yazılıyor. Örneğin, sizin çözemediğiniz bir sorunun çözümü, bir ipucu, yeni çıkan bir cihazın, bilgisayar veya konsol oyununun tanıtımı vesaire vesaire… Bu nedenle, yazılan yazıların sadece yazıdaki bilgiye gerçekten ihtiyacı olanlar tarafından okunduğunu gözardı etmeden, mümkün olan en kısa şekilde ancak içerikten ödün vermemeye özen göstererek yazmak en iyisi…

İçerik Gelişiyor, Değişiyor

Artık herkes her konuda bilgi sahibi ve çağın modası paylaşmak. Durmadan, düşünmeden, kimi zaman neyin kimlerle paylaşılıp paylaşılamayacağını bile dikkate almadan paylaşıyoruz. Sosyal medya platformları sayesinde paylaşmak herşeyi, herkese iletmekle aynı anlama gelmeye başladı.

Anlık paylaşımlar, paylaşıldığı zaman diliminde tüketilip unutuluyor ya da şanslıysa bir süre daha konuşulup güncel kalabiliyor. Fakat sonrasında, detaylı bilgi istediğinde bloglar hala en kayda değer bilgi kaynağı olarak ilgi görüyor. Ben de 2015’te daha fazla yazı yazmayı, blogumda daha fazla bilgi paylaşmayı amaçlıyorum.

Yeni yılda yeni yazılarda görüşmek üzere. İnternetin daha fazla sansürlenmediği, aradığımız içeriğe VPN’siz, DNS değiştirmeden ulaşabileceğimiz, teknoloji dolu bir yıl dilerim…

Unutmadan, artık takip etmek ama özellikle de takip edilmek çok önemli. Takip eder misiniz? :)

Onur Gözüpek

bilişim doktoru, sanal alem gezgini, sosyal medya takipçisi, boş beleş işler müdürü, teknoloji tutkunu bi acayip dünya insanı

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir